X
Kaynak

Günahlar ve hatalar yolculuğuna engel olur mu?
Genişlet
Tarih: 02 Aralık 2015
Kategori: İman
1,400 Kez İzlendi
1 Beğeni
Favorilere Ekle
Soru
Günahlar ve hatalar yolculuğuna engel olur mu, bir de durduk yere gönlümü bir hüzün kaplıyor ve içimden ağlamak geliyor, bunun sebebi nedir?
Sorunun Orijinali
Benim iki sorum olacaktı. İlk sorum; İnsanın bilerek olsun bilmeyerek olsun işlediği günahlar vuslat yolculuğuna engel olur mu? Bir diğer sorum; Bazen durduk yere gönlümü bir hüzün kaplıyor. Ve içimden hüngür hüngür ağlamak geliyor. Bunun sebebi nedir?
Cevap
+Büyüt-Küçült

Vuslat yolunda yolculuğu yaparken bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz günahlar yolculuğumuza mani olur mu?

İki türlü günah vardır; biri bedene ait zahiri günahlar, diğeri ise gönle ve nefse ait manevi günahlardır. Nefse ait olanlar şirktir, bedene ait olanlar ise günahtır. Allah ayeti kerimede: “Allah şirki affetmez…”[1] buyurdu; ama günahlar tövbe edilince silinir ve Allah onu affeder.[2] Nefsin işlediği günahlar; kibir, gurur, haset, riya, kıskançlık, kendini beğenme, büyük görme, kendini âlim görme ve akıllı görmektir, diğer insanlara karşı üstünlük büyüklük taslamaktır.

Kibriya, Allah’ın sıfatıdır. Kebir olan, ekber olan bir tek Allah’tır. Kul, Allah’ın bu isimlerine ortak olmaya kalkışırsa haddini aşmış ve rabbine karşı saygısızlık yapmış olur. Dolayısıyla Allah onu affetmez, mutlaka alçaltır, zelil eder, hâkir eder ve onu rüsva eder; çünkü kul kendini, nefsini, vehmi olan varlığını, Allahtan bağımsız olarak onun isimlerine sahip çıkmaya kalkışmiş ve kendini Allah’a ortak görmeye başlamıştır. Ya da halini öyle ortaya koymuştur, acziyetini biliyordur ama dışardan bakınca öyle görünmeye çalışır. Allah bunu affetmez ve bu yolculuğu olduğu gibi durdurur, hatta onu aşağı doğru yuvarlar ve onu esfel-i safiline[3] indirir.

 Bununla beraber kul hata işleyince zaten onun hata olduğunu bilir, öğrenir; yani Allah ona bunu öğretir. Allah öyle buyurdu ayeti kerimede: “Takva sahipleri, şeytan herhangi bir konuda onları tuzağa düşürdüğünde, (fitlediğinde, onlara hile yaptığında) onu hemen anlar.”[4] Kişi, önce o tuzağa düşer, sendeler sonra doğrulup anlar ki o şeytandandır ve hemen kendini toparlar. Yanlıştan vazgeçer, tövbe ve istiğfar eder, pişman olur, üzülür, ağlar ve bu hali onu Allah’a bir daha yaklaştırır.

Kişi şirke düşünce bu tam tersidir. O, ters tarafa döndüğü için manevi olarak aşağı yuvarlanır; dolayısıyla seyri durur; yani Allahtan uzaklaşıp kendi nefsine dönmüş olur. Rabbini tesbih etmesi gerekirken kendini ve nefsini tesbih eder, yani “Ben yanlış yapmam, hata işlemem!” veya “Ben büyüğüm, akıllıyım, biliyorum ve ben böyle karar veriyorum.” demiş oldu. İyi de Allah da bir hüküm vermiş bir karar vermiştir bu durumda kişi bunu yok saymış oluyor ki bu onu Allah’tan uzaklaştırır, ters tarafa döndürür ve nefsinin çukuruna yuvarlar. Artık onun yolculuğu durmuştur.

 Kulun öteki hali ise onu Allah’a yaklaştırmaya devam eder; yani yolculuk devam eder. Bununla beraber kul, tövbe ve istiğfar edince, pişman olunca, gözyaşı dökünce, yanlış yaptığını anlayıp, tövbe etmeye başlayınca yolculuğu yine hızlanır.

Bazen durduk yere gönlümü bir hüzün kaplıyor ve içimden hüngür hüngür ağlamak geliyor, bunun sebebi nedir? 

Allah o anda ona rahmetiyle muhabbetiyle tecelli etmiştir. O an manevi olarak farklı bir hal yaşar. Allah ile bir derdi vardır. Aslında rabbine aşık olan ve rabbinden ayrılan ruh, mutlaka o gönle bir şeyler aksettirmiştir ki bu hali ondan dolayı hisseder. Bu, ayrılış hüznü ve ayrılık derdi onu pişirir, muhabbetle yakar ve olgunlaştırıp büyütür, bu ona lazımdır, gereklidir. O anda Allah’ın onun gönlüne rahmetiyle tecelli ettiğini ve onun bunu anlaması, tatması için böyle muamele ettiğini anlaması gerekir. 

Bunu tadarken ve yaşarken bu halin kıymetini de bilmesi lazım. O anda Allah ile arasındaki perdeler  kalkmıştır. Onun bu hüznü ve ağlama hali bundan dolayıdır. Buna ayrıca şükretmesi gerekir .  

 

 

 


[1] Nisa/116






[2] Nisa/ 116






[3] Tin/ 5; Sefillerin en sefili, en sefil hale, Cehennemin dibi; en alt katı, aşağıların aşağısı






[4] Araf/201

Yorumlar
Yorum Yok
Yorum Yaz
Şimdi Gönder
Bize Ulaşın
Hakkımızda
Diyar tv

iletisim@soruvesorunlar.com

0312 336 70 48

Unutmayın;

"Cevabı olmayan hiçbir soru yoktur"

Muhammed Hüseyin (R.A)

Bu proje bir

soruvesorunlar.com 2015