X
Kaynak

Kişi istediği hayatı yaşadıktan sonra son anda iman edebilir mi?
Genişlet
Tarih: 19 Aralık 2015
Kategori: İman
3,073 Kez İzlendi
12 Beğeni
Favorilere Ekle
Soru
Kişi istediği hayatı yaşadıktan sonra son anda iman edebilir mi?
Sorunun Orijinali
Müslüman cehenneme gitmeyecekse o zaman herkes son anında iman eder, direk cennete gider. Durum böyleyse ibadete kimse yönelmez. İbadet edenlerle etmeyenler aynı kefede mi olacak? Değerli hocama sorum bu.
Cevap
+Büyüt-Küçült

İman; inanmak değildir. Kişi, “Ben iman ettim.” demekle iman etmiş olmaz. İman; Allah’ı sevmek ve hayatı yaşarken Allah’a olan bu sevgisini ispatlamaktır.

Son nefeste iman etmek mümkün değildir. Allah, son anda yapılan tövbeyi ve imanı kabul etmez.

Örneğin; Firavun boğulurken son anda: ‘’Ben âlemlerin rabbine, Musa’nın ve Harun’un rabbine iman ettim.’’[1] dedi.

Allah da ona: 

‘’Şimdi mi iman ediyorsun? Geçti.’’[2] dedi.

Yani son nefes geldiğinde ‘’Ben iman ettim .’’ demek, Firavun ’un imanı gibi olur. Bu da iman değildir.

İman, kişinin Allah’a olan sevgisinin ispatı nispetinde artar veya azalır. Hayatı yaşarken, iman edip o imanı artırmak gerekir.

Son nefese gelince imanımız bizi kurtaracak ölçüde ise o anda Allah bizi cennetle müjdeler; fakat imanımız bizi kurtaramayacak derecede ise o zaman da ebedi cehennemle müjdeleniriz ve bu haberin verdiği dehşetle başımızdan kaynar sular dökülür. Yani ya imanlı gider cennetle müjdeleniriz ya da imansız gider cehennemle müjdeleniriz.

Eğer hayatı yaşarken yaptığımız yanlışlardan dolayı gün geçtikçe Allah’a olan yakınlığımızı, sevgimizi, imanımızı kaybedersek ve bu böyle devam ederse sonunda Allah bizi bir imtihana tâbi tutar, bir de bakarız ki farkında olmadan küfre, şirke girmişiz, Allah’a isyan etmişiz.

O yüzden hayatımız boyunca imanımızı artırmak için, onu kemale erdirmek için ibadet etmemiz, kulluk yapmamız, hayır işlememiz, güzelliklerde bulunmamız gerekir. 

Son nefes, çok şiddetli bir andır. Hayatımız boyunca yaşadığımız en büyük ve en şiddetli sıkıntıyı o an yaşarız; çünkü o an, bizi yaratan rabbimizle muhatap olma zamanıdır.

Resulullah (s.a.v) Efendimiz buyurdu; ‘’En şiddetli sıkıntıyı yaşadığımız son nefeste şeytan gelir ve ‘ Eğer şu kelimeyi söylersen (Allah’ı inkâr edersen küfür bir kelime söylersen) seni bu halden kurtarırım!’ der.’’ Eğer o kişinin imanı zayıfsa şeytana uyar ve şeytan onu küfre sürükler, dolayısıyla o kişi kâfir olarak ölür.

Ölen kişinin mü’min ve müslüman olduğu zannedilir hatta onu, mü’minlerin, müslümanların mezarlıklarına defnederler;  ama o,  kâfir olarak ölmüştür. Son nefeste imanı kurtaramamak böyledir.

Resulullah (s.a.v) Efendimiz buyurdu ; ‘’Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle de dirilirsiniz.’’[3]  İmanlı yaşarsak iman ile ölür, iman ile diriliriz.

İman, hayatımız boyunca çoğaltmamız gereken, kemale erdirmek için tavrımızı ortaya koymamız gereken bir nimettir, ikramdır, hakikattir. Lafla istediğimiz kadar ‘’Ben iman ettim.’’ diyelim iman etmiş olmuyoruz; çünkü iman,  inanmak değildir. İman;  sevmektir, Allah’a âbd olmaktır, âşık olmaktır. Allah’ı canından, malından, eşinden, evladından daha çok sevmektir.  Kulun kaybetmeyi göze alamayacağı tek şey imandır, iman olmalıdır.  

Biri Allah’ı gerçekten seviyorsa ve imanın güzelliğini tatmışsa imanından bir zerre kaybetmemek için her şeyini feda eder; fakat imanın güzelliğini tatmamış olan kişi, herhangi bir çabada bulunmaz.

Mesela; iblisin heykelini dikseler ve ona secde edene yüz milyar vereceğiz, deyip her secde edene yüz milyarı verseler,  acaba kaç kişi ‘’Ben mü’minim, ben müslümanım’’ deyip secde etmez?  Acaba kaç tane anne baba, evladına;  ‘’Secde etme evladım!’’ der.  Aksine, önce âlim diye geçinenler o heykele secde eder ve kendi evladına da secde ettirir ve buna da; ‘’Secde et sonra tövbe edersin.’’ diye fetva verirler. ‘’Bu zamanda buna fetva vardır, bunu yap, sonra bununla hayır işlersin.’’ derler.

Böyle biri imanını kurtarabilir mi?

Asla! Allah’a aşık olan biri, ondan başkasına secde etmez. Allah, ayeti kerimede buyuruyordu:  ‘‘İnsanlar,  imtihandan geçirilmeden, sadece  ‘ iman ettik ‘  demeleriyle bırakılıverileceklerini mi sandılar!’’[4] 

Allah’ın kulunu imtihan etmesinin sebebi;  kulun imanını, yapacağı fedakârlığı, Allah’a olan sevgisini, teslimiyetini ölçmektir. En son o kulun imanını kendisine gösterir ve kul imanının olup olmadığını, Allah’ı ne kadar sevdiğini anlar.  

 

 
 


[1] Yûnus /90


[2] Yûnus /91


[3] Mirkât, 1/ 332


[4] Ankebut / 2

Yorumlar
Yorum Yok
Yorum Yaz
Şimdi Gönder
Bize Ulaşın
Hakkımızda
Diyar tv

iletisim@soruvesorunlar.com

0412 251 91 91

Unutmayın;

"Cevabı olmayan hiçbir soru yoktur"

Muhammed Hüseyin (R.A)

Bu proje bir

soruvesorunlar.com 2015